Tenis Oyuncularında Sakatlıklar ve Rehabilitasyonu | Bölüm 2

Sporcu Sağlığı

Geçen hafta tenis oyuncularında omuz sakatlıklarına değinmiştik. Bu hafta da aynı konudan devam edeceğiz. Neer omuzdaki sıkışma sendromunu üçe  ayırmıştır. Birinci derece sıkışma 25 yaşın altındaki sporcularda izlenir, subakromial bursa bölgesinde ödem ve kanamayla karakterizedir. İkinci derece sıkışmada ise 25 yaşın üzerindeki sporcularda subakromial bursanın kalınlaşması izlenir. Üçüncü derecede ise 40 yaşın üzerindeki sporcularda daha çok rotator manşon yırtıkları tespit edilir. Genelde birinci ve ikinci derece yırtıklar fizik tedaviye iyi cevap verirler. İkinci üçüncü derecede fizik tedaviye cevap vermeyen vakalara cerrahi önerilebilir. Tenis oyuncularında semptomların zamansal bütünlüğünü anlamak önemlidir. Servis atma, vole vuruşlar ve baş üstü smaç vuruşlarla olan ilişkiye dikkat etmek gerekir. Özellikle baş üstü smaç vuruşları omuz ağrılarını başlatabilir. Takılma hissi ya da klik sesi gelmesi sakatlığın ciddiye alınmasını gerektirir. Ancak omuz ağrıları boyun fıtığından da kaynaklanabilir. Fizik muayene gözlemle başlar. Tenis omzu hafif düşük ve içe dönük omuzdur. Bunda omzu yukarı kaldıran kasların aşırı gerilmesi sorumludur. Teniste sık kullanılan omuzda içe dönüşün azaldığı ve dışa dönüşün arttığı izlenir. Omuz ekleminde gevşeme varsa sulcus belirtisi denilen omuz üstünde çökme izlenir. Rotator manşonda yırtıktan şüphe ediliyorsa omzu doksan derece yana açıp, omzun kendi kendine aşağı düşmesi izlenebilir. Direk grafiyle omuz ekleminin yapısı incelenebilir, ancak omuz hastalıklarında MR altın standarttır.

Omuz hastalıklarının çoğu konservatif bir şekilde tedavi edilebilir. Tetikleyici hareketlerin önlenmesi, non steroid antiinflamatuar ilaçların kullanımı ve yoğun fizik tedavi çoğunlukla yeterlidir. Tenis oyuncusu için ana hedef normal omuz mekaniklerinin sağlanması, ve oyuncunun ağrısız bir şekilde oynamasının sağlanmasıdır. Klasik fizik tedaviden yanıt almayan hastalarda omuz içine kortizon enjeksiyonları denenebilir. Bu enjeksiyonlar üç kezden fazla tekrarlanmamalı ve aralarında en az üç ay olmalıdır. 3-6 aylık konservatif tedaviye cevap vermeyen evre 2 sıkışma vakalarında cerrahi düşünülebilir. Yapılan bir çalışmada sporcuların % 83’nün cerrahi uygulamalarından sonra eski sağlıklı dönemlerine geri döndükleri tespit edilmiştir.

Dirsek Sakatlıkları   

Lateral Epikondilit

Lateral epikondilit tenisçi dirseği adıyla da bilinir ve de tenis oyuncularında sık gözlenen bir sakatlıktır. % 50 oranında tespit edilmektedir. Özellikle backhand vuruşları fazla yapan ve de erken gövde rotasyonu yapan kişilerde izlenir. Tenise yeni başlayan kişiler kötü teknikle el bileklerini fazla uzatarak lateral epikondilite neden olurlar. Raketin ağırlığı ve büyüklüğü de lateral epikondilit gelişmesine etki eden faktörlerdendir. Diğer faktörler arasında 35 yaştan ileri olma, yüksek aktivite seviyesi (haftada üç kez en az yarım saat) ve zorlayıcı teknikler yer alır. Haftaya yazımızda tenis sakatlıklarını incelemeye devam edeceğiz.

Paylaşın:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir